Köşe Yazıları

Kral TV Türkiye Müzik Ödülleri 2015; “Al Takke Ver Külah”

yazar-banner-yavuz-hakan-tok-yazi

KRAL TV TÜRKİYE MÜZİK ÖDÜLLERİ 2015

AL TAKKE VER KÜLAH”

Ciddiye alırsınız, almazsınız ayrı mesele ama şu veya bu şekilde de olsa Türkiye’de bu kadar uzun süredir devam eden bir müzik ödülleri müessesinin var olması, hiç olmamasından iyidir. Var olan bu müessesinin defoları ise ayrı bir tartışma konusudur ki bu yazı da bu nedenle yazılmıştır.

Neresinden baksanız tartışmaya açık çok fazla gedik var çünkü bu çok kapsamlı, çok detaylı ve hakkaniyetli yapıldığı iddia edilen ödül dağıtımında. Başından, yani kategorilerin ve adayların belirlenme safhasından itibaren üstelik…

Bir kere adı kesinlikle Kral TV Türkiye Müzik Ödülleri değil, Kral TV Türkiye Pop Müzik ödülleri olmalıdır. Bütün parametreler bunu göstermektedir çünkü. Türkiye’de sadece pop müzik üretilmediğini ve tüketilmediğini aslında en iyi Kralcılar bilir. Zira yıllardır Kral grubunun arabesk ve halk müziği çalan radyo istasyonu, Türkiye genelinde en çok dinlenilen radyolardan biridir. Hatta bu nedenle televizyon kanalı da ikiye çıkarılmış ve birinde alaturka, arabesk ve halk müziği ağırlıklı yayın yapılmaya başlanmıştır.

Bir de geniş kitleler tarafından çok kabul görmemiş olsa da, içinden çok da iyi işlerin çıktığı alternatif müzik kulvarı vardır bu ülkede. “Rock” müziğin popülize edilmemiş kanadı vardır. Caz vardır. Tüm bu türlerde hiç de yabana atılmayacak nitelikte albümler yapılır ve kendi dinleyicisini bulur.

Ama her nedense ödüller bu gerçeklerden azadedir. Başka bir ülkede, başka bir dünyada geçer bizim ödül törenlerimiz. “Boyalı müzik” dünyasıdır orası; renkli, şatafatlı ama tek boyutlu. Ve her sene o dünyanın içindekiler kendi çalıp kendi oynar.

Buyurun 2014 yılında bu ülkede albüm yayımlamış ama aday ve ödül listesinde esamisi okunmayan kimi isimler:

Halk müziği: Erkam Aydar, Gökhan Uzunali, Necdet Kaya, Oyalı Yazma, Raperin, Serhat Nişli, Sevcan Orhan, Seyfi Yerlikaya, Seher Dilovan, Samet Kölemen, Züleyha, Özlem Ağrı, Apolas Lermi, Koliva…

Arabesk: Kibariye, Yasemin Yalçın, Zara, Ümit Besen, Sibel Can, Eru Gündeş, Hakkı Bulut, Seda Sayan, Alişan…

Alaturka: Muazzez Ersoy, Safiye Soyman, Ahmet Özhan, Alaturka Records, Aylin Şengün Taşçı, Mine Geçili, Nevbahar Özel, Ata Demirer…

“Rock” ve alternatif: Adamlar, Artı 90, Athena, Ayşe Saran, Can Bonomo, Cem Özkan, Demir Demirkan, Dev, Dinar Bandosu, Dorian, Esin İris, Flört, Gaye Su Akyol, Gece, Jehan Barbur, Mekanik, Mert Tünay, Murat İlkan, Murder King…

Caz: Yavuz Akyazıcı, Kerem Görsev Trio, Saygun Arpalı, Efil Çağlar, Murat Ertürk, Şenay Lambaoğlu, Çağıl Kaya, Sarp Maden…

Bu isimler sadece şöyle bir bakıp not aldıklarım. Elbette hepsi bu kadar değil.

Gelelim bir başka gediğe…

Ödüllerin sadece klibi olan şarkı, şarkıcı ve albümlere gittiği açık ve net olarak belli… En ayan beyan örneği ise Gülşen’in “Emrin Olur” şarkısı ile en iyi “cover” ödülünü alması. Yedi cihan biliyor ki Kayahan albümünde Gülşen’inkinden kat be kat iyi “cover”lar vardı. Neden onlardan biri aday olamadı da sadece Tarkan ve Gülşen aday dolu mesela? Çünkü diğerlerinin klibi yoktu.

Buradan çıkan sonuç şu: Bu ödüller klipler üzerinden veriliyor. Yani bu ödüller video-müzik ödülleri; müzik ödülleri değil!

Bir de şuna bakalım… Resmi internet sitesinden alıntılıyorum: “Aday adayları 50 kişilik uzman jüri,150 Yerel Televizyon ve Radyo temsilcilerinden oluşan jüri ile birlikte: MÜYAP 2014 Fiziki satış rakamları, MÜYAP 2014 Dijital İndirme Raporları, Radyomonitör 2014 Radyolarda şarkıları en çok çalınan şarkıcılar ve Radyolarda En Çok çalınan Şarkılar listesi verileri ışığında jüri ve halkın oylarıyla 20 Nisan – 1 Mayıs 2015 tarihleri arasında değerlendirildi ve finale kalan adaylar, her kategoride 5 aday olacak şekilde belirlendi.”

Şimdi sözgelimi Ajda Pekkan ve Muazzez Abacı’nın en iyi proje albüm kategorisinde beş aday arasına giren düet albümünü konuşalım. Bu albümün fiziki satışlarını bilmiyorum (ki orta yaşın üstüne hitap ettiği için CD satışı ortalamanın üzerine çıkmış olabilir), ancak dijital verilerinin pek de parlak olmadığını sadece TT Net platformuna bakarak bile görmek mümkün. Bir müzik yazarı olarak albümün hiç heyecan uyandırmadığını, sevilmediğini, aksine çok da yerildiğini ben biliyorum. Radyolar deseniz zaten çalmadı. Geriye ne kalıyor da bu albüm beş aday arasına girdi? Jüri oyları?..

Diyelim ki öyle. Peki bu jüri kimlerden oluşmaktadır? İsimleri neden açıklanmaz? Mesela müzik yapımcıları, menajerler filan var mıdır bu jüride? Varsa, neden vardır? Tutun ki Türkiye’de Türkçe müzik üzerine yazan beş müzik yazarı varsa biri benim ama ben hiç jüri olmadım bugüne kadar. Peki, kim ya da kimler oldu? Bilmiyoruz…

Bir başka örnek de en iyi çıkış yapan kategorisinde adaylar arasında yer alan Ayshe. Piyasaya çıkan tek şarkısı bir “cover” olan ve o şarkıyı da Cem Belevi’yle düet yaparak seslendiren, üstelik şarkısıyla değil, Sinan Açıl’la hakkında çıkan aşk dedikodularıyla konuşulan Ayshe’nin nasıl bir çıkış yaptığını, neyi başardığını bana açıklayabilecek biri varsa, ben özür dilemeye hazırım.

Bir de bu sene ödüllerin ciddiyetine gölge düşüren bir son dakika değişikliği de oldu ki, evlere şenlik. Hem resmi internet sitesinde, hem de basın bültenlerinde adaylar arasından kazananların belirlenmesinde yine yukarıdakine benzer ölçütler kullanılacağı ilan edilmiş iken, adayların açıklandığı gün ani bir karar değişikliği ile kazananların sadece halk oylaması ile belirleneceği açıklandı. Buna sebep neydi, onu da bilmiyoruz ama bunun sonucunun ne olacağı aşağı yukarı belliydi: “Fan”ı olan kazanacaktı. Nitekim 2014 yılında Ravi İncigöz ve Lara Fabian düetleri dışında yeni bir iş yapmamış, yeni albümünü ise ancak 2014’ün Aralık ayında yayımlamış Mustafa Ceceli, en iyi erkek sanatçı ödülünü aldı.

Tek tek, uzun uzun irdelenebilecek nice adaylar ve ödül kazanmışlar var ama yazıyı daha fazla uzatmamak adına girmiyorum oralara.

Sözün özü, Kral Türkiye Müzik Ödülleri sahiden arzuladığı ve göstermeye çalıştığı gibi bir saygınlık ve ciddiyet kazanmak, hem sektör, hem de izleyici/dinleyici nezdinde saygınlık kazanmak istiyorsa halihazırdaki sistemini bir kenara koyup, yeniden yapılanmalı. Şu veya bu şirketin ya da kişinin tahakkümünden çıkmalı, herkese eşit mesafede durarak, ülkede yapılan müziğin her türlüsüne yer ve değer vererek, açık ve şeffaf bir değerlendirme sistemi ile öncelikle ciddiyetini ortaya koymalı. Aksi takdirde, her sene adaylar ve sonuçlar açıklandığında, bu sene yaptığımız gibi gülüp geçecek, ortaya çıkan tabloya “al takke ver külah” demekle yetineceğiz.

YAVUZ HAKAN TOK, MUZIK ON AIR, MAYIS 2015, İSTANBUL

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu