Ana Sayfa » Röportajlar » Ceyhun Yılmaz | Alem FM

Ceyhun Yılmaz | Alem FM

ceyhunyilmaz_muzikonair

 

Ünlü radyocu Ceyhun Yılmaz ile çok özel bir röportaj!..

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Radyoya kadar yaşadığınız macerayı biraz anlatabilir misiniz ?

 

Ceyhun YILMAZ: Macera 5-6 yaşımda annemle gezerken başladı. İlk, kadın günlerinde çıkmaya başladım. Sonra evde annemle babamın arkadaşlarına komiklikler yapmaya başladım. 9 yaşımda ilk kez sahneye çıktım. Sahne sanatlarıyla ilgili kesin kararımı verdiğim için 13 yaşıma geldiğimde beni Bakırköy Şehir Tiyatroları’na bağlı bir kursa gönderdiler. O kursta kıymetli hocalarla tanıştık, Üstün Asutay gibi abilerimizle… Lise döneminde bayağı bir vazgeçtim çünkü çok küçüktüm ve küçük olarak bir şeyleri anlamaya başlamak hakikaten zor. Etrafımdaki çocukları görüyorum, anlamaya başlıyorlar ve hayat çok zorlaşıyor. Bizim Mithat mesela saate bakmaya başlamaya başladı lise sonda, hadi bitsin de gidelim diye. (Gülüyor) Lisede biraz ilgilenmedim, tam ergenlik çağı başka şeylerle ilgileniyor insan. Sonra televizyon gelişti ve değişti. Tam ben lise sondayken özel televizyonlar çıkmıştı, televizyona yöneldim. Sahne sanatlarını hiçbir zaman bırakmadım, hatta Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları Yönetimi, Management of Performing Arts tam adı da, eğitimini almak için niyetlendim. Okuyamadık, ikinci yılda bıraktık, askerliğe gittim. Radyo programı yapmadan önce dört sene boyunca muhabirlik yaptım. Muhabirlikten sonra da her şeyi bırakıp radyoya geçtim. Radyo, televizyon, sahne başladı. Bir askerlik var arada, gerisini biliyorsunuz.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Radyoya nasıl bir fark kattığınızı nasıl bir ilk kazandırdığınızı düşünüyorsunuz ?

 

Ceyhun YILMAZ: Vallahi sevgili dostum ben bu tarz sorulara şahsen cevap veremiyorum. Radyoya bir şey kazandırmışsam bunu elbette radyo tarihçileri söyleyecektir. Benim şunu kazandırdım demem sevimsiz ve itici olabilir. Öyle konuşan adamları ve kadınları görüyorum bazen televizyonda ve sevmiyorum.

 

 

ceyhunyilmaz1_muzikonair

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: PACYA nasıl oluştu ?

 

Ceyhun YILMAZ: PACYA bir ihtiyaçtı. Sosyal medyayı zaten kullanmak istiyorduk biz. Radyonun haricinde kendimize bir saat bulup 22:00/24:00 arası sosyal medyada özel bir şey yapıyoruz da diyebilirdik ama bu çok daha uzun bir yol olacaktı. Radyonun hâlihazırda var olan ana akım medya-geleneksel medya gücünden faydalanarak tanıtmak istedik bu yayını, şu anda yaptığımız gibi, bir de benim radyoya borcum var zaten. Önümüzdeki yıllarda sadece bu sistemle programlar yapılacak.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Best FM’i sorsak…

 

Ceyhun YILMAZ: Sooor. Best FM benim annem babam.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Yani Best FM’den kopuşunuz nasıl oldu, neleri özlüyorsunuz ?

 

Ceyhun YILMAZ: Kopamadım. Her şeyini özlerim, dediğim gibi onlar benim ailem. Hala da görüşüyoruz. Allah bana herkesle öpüşerek ayrılmayı nasip etti. Bu öpüşerek ayrılmak önemli bir hediyedir insanın hayatında, herkese nasip olmaz. Emrah Hattat, patronumuz, en başta olmak üzere herkes benim ailem ve arkadaşım. Düğünlerde, cenazelerde, bayramlarda hep birlikteyiz. Alem FM’e geçtik, Alem FM’de çok kıymetli, Best FM gibi köklü bir radyo, yirminci yılını devirdi bu hafta. Alem FM’de başka büyük bir aile, kucak açtılar, davet buyurdular sağ olsunlar. Ben bu sistemi Best FM’de kuramadığım için Alem FM’e geçtim. Best FM istemedi çünkü. Onların da kendi hakkı tabii, adam: “Gelin buradan yapın.” dedi. Şimdi başka bir yola girdik. O da anlayış gösterdi “ Senin yolun bu. ” dedi, öpüştük ayrıldık.

 

 

ceyhunyilmaz2_muzikonair

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: İnternet radyoculuğunun geleceğini nasıl görüyorsunuz ?

 

Ceyhun YILMAZ: Ben internet radyoculuğu ne demek onu bilmiyorum. Radyo tamirini internetle yapan kadın ya da erkek olarak anlıyorum.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: İnternet üzerinden yayın yapmak.

 

Ceyhun YILMAZ: İnternet internettir, radyo radyodur. İkisini de eş zamanlı yapabilen varsa yapıyordur zaten. (Kendisini gösteriyor) İnternet radyoya dönmeyecek, radyo internete dönmeyecek. Radyo bir akışı olan, duysal medya gibi bir kuralı olan iletişim şekli. Radyo her zaman kalacak. Ben sana şunu sorayım: Radyo dinleyenler ne kadar kalacak acaba ?

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: FM radyo ile internet üzerinden yapılan radyonun farkını sorsak…

 

Ceyhun YILMAZ: Ben internet üzerinden yapılanın radyo yayıncılığı olduğunu düşünmüyorum. İyi internet yayıncılığı kötü internet yayıncılığı, iyi radyo programı kötü radyo programı…

 

 

ceyhunyilmaz3_muzikonair

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Planladığınız işler, size gelen teklifler var mı ?

 

Ceyhun YILMAZ: Neyle ilgili ?

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Radyo, dizi, televizyon programı…

 

Ceyhun YILMAZ: Ben de teklif deyince eve gel falan anladım. (Gülüyor) Ben haftada 5 gün radyo programı, haftada 2 gün televizyon programı ve günde 16 saat internet yayıncılığı yapıyorum. Bana birisi teklif ederken zaten yoruluyor bunları söyleyince, herhalde vazgeçiyordur. Teşekkür ederim tekliflere, bir teklif olduğunu sanmıyorum gerçi, olsa da şu anda yapabileceğimi zannetmiyorum.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Aşkı sorsak Ceyhun Yılmaz’a, Müjgan’ı, sevdiği o ikinci kadını…

 

Ceyhun YILMAZ: Ne güzel söyledin, o da sorsa keşke. Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen’den örnek vereyim. Şiirler çok kabaca söyleyeyim karıya kıza, adama çocuğa yazılmaz. Şiirler her şeyin tetiklediği, herkesi ilgilendiren sonuçları olan kıymetli edebi eserlerdir. “ Şiir kimseye yazılmaz diyorsun, Sevdiğim İkinci Kadın gibi net bir tarifin var.” diyeceksin şimdi. O örnekle açıklayacağım, iyi ki o şiiri yazmışım. Şiirleri birisi yazdırabilir ama yazılan şiir onun değil artık herkesin olmuştur. O şiiri bu kadar seven olur muydu ben bir kıza yazsaydım? Ayrıca o kıza yazsaydım kızın kapısının altından atardım, neden kitap çıkıyorum? Yazdıran biri, bir şey illa vardır. Bir yaprak olabilir, ışık olabilir, bir çocuk da olabilir, bastonlu bir teyze de olabilir. Şiirin sebepleri bence çok namuslu ve her şey olabilir. O sebeplere saygıyla o şiiri, o kişinin zannetmeyelim. Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen şiirini bana yazdıran o genç kadın sonuna kadar hak ediyor bence bununla gurur duymayı. Aşk en tatlı hastalık diye tarif ediyoruz, inşallah hastalanırız.

 

 

ceyhunyilma4_muzikonair

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Doktor lakabı nereden geliyor ?

 

Ceyhun YILMAZ: Doktor, biliyorsunuz akademik unvan sahibi demek. Biz tıp alanında anlıyoruz maalesef ama hukuk doktoru da var başka da. O akademik eğitimin sınavını vermedim, doktor belgesini alamadım. Doktor usta anlamında da kullanıyor, arkadaşlarım da beni usta kabul ettikleri için öyle diyor. Bir önceki ekip usta diyordu, şimdikiler geldiğinde de öyle denmiş olmuştu. Kupacı Sevil’e sorarsan ben herkese dedirttiriyorum. (Gülüyor) Abi demelerini istemezdim, iyi oldu bence.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN:  Kendinizi Komedyen olarak tanımlıyorsunuz…

 

Ceyhun YILMAZ:  Ama buna henüz buna katılan yok onu mu demek istiyorsun ? (Kahkaha atıyor)

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Çok gülen bu adamın altında derin de bir adam yatıyor. İkisi arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz ?

 

Ceyhun YILMAZ: Siz gidince ağlıyorum. (Ağlama taklidi yapıyor) Ben genelde mutlu bir adamımdır zaten. Mesleğimi yaparken sinirlendiğim anlar vardır o da işle ilgilidir sadece. Arkadaşlar da bilirler kimsenin kalbini kırmam, geçer yani.

 

 

Gurur Öyküm GÜVEN: Son olarak Müzik Onair hakkındaki görüşlerinizi öğrenelim…

 

Ceyhun YILMAZ: Yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Böyle yaşlarda yani 19-20 yaşlarında çalışan insanları çok beğeniyorum. Hayatın içerisinde, üretmenin içerisinde olun. Temiz kalpli, vicdanlı, hoşgörülü yaşayın inşallah.

 

Röportaj : Gurur Öyküm Güven | MuzikOnair.com