Ana Sayfa » Müzik » Volkan Arslan: Karadenizli Olmak Allah’ın Bir Lütfudur

Volkan Arslan: Karadenizli Olmak Allah’ın Bir Lütfudur

oduller-reklam-banner

Karadeniz müziğinin sevilen isimlerinden Volkan Arslan, Milliyet Molatik’te Özcan Beylan’ın sorularını yanıtladı.

9 yaşında bağlama çalarak müziğe başlayan Volkan Arslan, Karadeniz müziğinin sevilen temsilcilerinden biri. Arslan ile Molatik için özel bir röportaj yaptık.

Müzik kariyeriniz nasıl başladı?
9 yaşında bağlama kursuna giderek başladım. Aslında tamamen hobi olarak başlayan bu hikaye, şu anda bir yaşam biçimi halini aldı. Tabii bu da çok zorlu yollar ve emek harcayarak gerçekleşti. 13 yaşında TRT Gençlik Korosu’yla devam eden, ardından yöreye olan merakımın artması ve tulum ile ilk tanışmam.. Sonrasında Karadeniz’e olan sevda, müziklerine duyduğum aşk… Üniversitede hedefler farklıydı aslında ama “Benim yolum müzik” dedim ve konservatuarı kazanarak bu yola baş koydum.

Volkan Konak ile nasıl tanıştınız?
Volkan abi çocukluğumuzda bize modern Karadeniz müziğine sevdirdi. Bu müziği yapan, gönül veren herkesin hayalidir Volkan Konak ile düet yapmak. Ortak bir dostumuz aracılığıyla tanıştık, ardından düet teklifimize de sıcak bakmasıyla ilişkimiz daha da samimi boyut kazandı. Sağolsun abilik yaptı ve güzel bir eser ortaya koyduk beraber.

Peki neden Karadeniz müzikleri söylemeyi tercih ettiniz? Kültürünüze sahip çıkma iç güdüsü mü?
Karadenizli olduğum için, o doğaya ait olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Oradan çıkan her eser, oraya ait. Bu içgüdüsel bir şey. Sıradan müzik yapmak istemiyorsanız, Karadenizli olmak Allah’ın size bir lütfudur. Seve seve yapıyorsunuz o toprakların müziğini. Tabii şöyle bir detay var: Bu kültür bugünlere kolay gelmedi. Devamlılığı için bizler de elimizden geleni yapıp çalışmalarımıza devam etmeliyiz.

Son yıllarda Karadeniz kültüründe rekabet fazlasıyla arttı. Bunda şarkıların ve Karadeniz temalı dizilerin de katkısı var. Sizce neden bu kadar seviliyor Karadeniz kültürü?
Karadeniz son zamanlarda her şeyiyle çok popüler olma yolunda hızla ilerliyor. Tabii turizm ve kültür daha ön planda. Karadeniz bence bu cennet vatanın her şeyiyle en sıcak yüzü.

Diğer müzik tarzlarına bakışınız nasıl? Mesela pop söyler ve dinler misiniz?
Müzik bana göre evrensel ve dili, dini olmayan ortak bir payda. Son çıkardığım iki single şarkım ‘Ölümüne Sevdim’ ve ‘Geceye Selamım Var’, bu söylemimin bir kanıtı.
Türk müziğini dünyada en iyi tanıtacak tarz sizce hangisi? Ve sizce bu konuda en başarılı şarkıcı kim oldu?
Kesinlikle toprak kokan ezgiler… Bu halkın müziği Türk halk müziğidir. Neşet Ertaş ve Aşık Veysel bir simgedir bu alanda.

Peki Karadeniz müziğinin en efsane ismini sorsam?
Burada net bir isim söylemek çok handikaplı. Çünkü Karadeniz müziğini geçmişten günümüze taşınması ve 2000’li yıllardan sonra başka bir boyut kazanması çok kişinin emekleriyle oldu. Kimsenin hakkını kimseye yedirmemek lazım. Ama şu bir gerçek; Karadeniz müziğinde biz gençlerin ufkunu açan ve aydınlatan adam Kazım Koyuncu’dur.

Bir yanınız Ankaralı… Neden Ankara müzikleri söylemeyi seçmediniz?
Aslında çocuk yaşlarda denedim ama olmadı, çok da benlik değilmiş. Hatta son zamanlarda ‘Erik Dalı’ ile meşhur olan Ömer Faruk Bostan çocukluk arkadaşımdır. Beraber büyüdük. Ama kan çekti herhalde, ben Karadeniz’e, ait olduğum yere yöneldim.

Son single ‘Geceye Selamım Var’a gelen tepkiler nasıldı?
Şarkı çıkalı 20 gün oldu ve gerçekten bu tarzda çok yeniyim. Ancak gelen tepkiler beni cesaretlendiriyor, mutlu ediyor. En önemlisi kendi kitlemden hiç olumsuz tepki almadım. Bu beni ayrı mutlu etti. Gerek sosyal medyadan gerekse Anadolu’daki değerli radyocu dostlardan aldığım tepkiler hep olumlu. Gerçek pop sanatçısı olur muyum; hayır… Ama bu tarz eserler üretmeye devam edebilirim. Çünkü müzik evrensel ve herkese hitap edebilecek tek ortak tarz pop. Oradaki kitleyle de buluşmak istiyorum.

Bir demecinizde “Beğenilme kaygım yok” demiştiniz. Müzik biraz da beğeni işi değil midir?
Bir şeye kaygıyla yaklaşırsanız o işi baştan kaybetmiş olursunuz. Tabii ki beğenilmek üzere bir iş yapıyorum. Ama kaygıyla yaklaşmıyorum. Ben beğeniyorum, çok severek yapıyorum ve insanların beğenisine sunuyorum. İsteyen istediğini alıyor, insan kendinden bir şey buluyor ya da bulmuyor. Bu çok göreceli bir kavram. Yaptığım her işin arkasında kaygı taşımadan durdum.

Dış görünüşünüze her zaman önem verdiğinizi belirtmiştiniz. Oyunculuk düşünceniz oldu mu hiç?
Evet görselliğe önem veriyorum. Oyunculuk düşünmek için çok vaktim olmadı. Ben müzisyenim. Yaptığım en iyi şey müzik. Herkes en iyi olduğu işi yapmalı.

Sen Anlat Karadeniz’den oyunculuk teklifi alsanız kabul eder miydiniz?
Bir müzisyen olarak oynayacaksam seve seve kabul ederdim.

Müzik adına gelecek hayalleriniz neler?
Çıtayı her zaman daha yukarı taşımak.

Müzik dünyasında yaşanan gelişmeleri takip ediyor musunuz? Son olarak okurlarımıza ve hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?
Türkiye’de müzik her geçen gün gelişiyor, yenileniyor.. Bu çok güzel ve çok umut verici. Çünkü toplumlar kültürleriyle var olur ve anılırlar. Bu demek oluyor ki biz ve bizden sonra gelecek gençler çok daha güzel işler yapacak ve bu çıtayı hep daha yukarı taşıyacak. Beni dinleyen dostlarıma, yaptığımız müziğe gönül verdikleri için şükranlarımı sunuyorum. Sosyal medya hesaplarımdan beni takip etsinler ve etkinliklerimizde bir olalım, birlik olalım.

Kaynak:Milliyet | Molatik

oduller-reklam-banner
Ezgi
Başlıklar

İlginizi Çekebilir