Köşe YazılarıMüzik

Doç.Dr. Michael Kuyucu Soruyor: Biz Bu Eurovision’a Neden Katılmıyorduk?

66. Eurovision Şarkı yarışması bu hafta yapılıyor. Salı günü birinci, Perşembe günü ise ikinci yarı final yapıldı. Yarın da final yarışması yapılacak. İzlerken şu soruyu sordum kendime: “Yahu biz bu yarışmaya neden katılmıyoruz?”

66. Eurovision Şarkı yarışması bu hafta yapılıyor. Salı günü birinci, Perşembe günü ise ikinci yarı final yapıldı. Yarın da final yarışması yapılacak. Yarışmanın heyecanını yine Türkiye’den uzak bir biçimde yaşadık. Şaka maka on sene olmuş. Türkiye on yıldır bu yarışmaya katılmıyor. İzlerken şu soruyu sordum kendime: “Yahu biz bu yarışmaya neden katılmıyoruz?”

Geçmişte Bu Yarışma Sayesinde Türkün Gücünü de Gösterdik

Eurovision Şarkı yarışması dünyanın en büyük küresel müzik yarışması. 1975 yılından beri bu yarışmaya sık aralıklarla katıldık. Öyle günler yaşadık ki yarışma ile Türkiye dünyaya boy gösterileri de yaptı. Mesela Bülent Ecevit, 1979 yılında İsrail’de yapılan yarışmaya İsrail’in başkenti Kudüs diye anons edildiği ve yarışma orada yapıldığı için Filistin Halkına destek vermek amacıyla son dakikada yarışmadan çekildi. O dönemin “beş cente muhtaç” ülkesi adına müthiş bir duruştu.

12 Eylül cuntacıları, 12 Eylül 1980 yılında yaptıkları darbeden sonra NATO’ya bağlı olduklarını söyler söylemez ilk işlerinden biri de TRT’ye atadıkları paşayı Eurovision’a hazırlamak oldu. 2003 yılında birinci olduğumuzda tüm dünya Türkiye’yi konuştu. ABD’de üniversitelerde Türkiye’nin politik başarısı konuşuldu. İki kardeş ülke Yunanistan ve Güney Kıbrıs bile az kalsın birbirine giriyordu. Gerekçe ise Türkiye tarihinde ilk kez yarışmada Kıbrıs adına yarışan G.Kıbrıs’tan ya da bir başka deyişle Kıbrıs Rum Kesiminden çok yüksek bir puan almış ve bu puan sayesinde oluşan farkla birinci olmuştu. 2004 yılında İstanbul’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışmasının organizasyon ve yayın kalitesindeki başarısı dönemin TRT yönetiminin dünyada konuşulmasına neden olmuştu.

TİKTOK Sponsor Olmak İçin Dünya Kadar Para Saydı

Eurovision yarışması öylesine önemli bir yarışma ki bu sene TİK TOK resmi sponsorlardan biri oldu. EBU’ya dünya kadar para saydı sponsor olmak için. Yarışma bu sene İtalya’nın Torino kentinde yapılıyor. Müthiş bir sahne koreografisi hazırlamışlar, çekimler vs her şey her zamanki gibi müthişti. Ben yarışmanın yarı finallerini Youtube üzerinden Eurovision resmi sayfası www.eurovision.tv üzerinden izledim. Yarışmanın geçen sene yapılan finalini Youtube üzerinden aynı anda 1 milyon 250 bin kişi izledi ki bu mükemmel bir rakam. Yarışmayı canlı izlemek isteyenler biletler için yaklaşık 150 ile 250 Euro arasında bir para ödediler. En ucuz bilet 30 Euro. İşin ekonomisi de müthiş. Ülkeler hiç kendilerini kaptırmadan sanatçılarını ve eserlerini yarışmaya yolladılar. İşin müzikal yönüne bakınca şarkıların genelde alternatif sound ve türlerin arayışı içinde şarkılar olduğunu gördüm. İyi şarkıcılar, iyi gruplar var. Çıkıp takır takır şarkılarını söylediler. İtalya’da yarışmaya müthiş bir ev sahipliği yaptı. İtalyanların RAI TV’sinin organizasyonunu izlerken aklıma Türkiye ve TRT geldi. “Keşke” dedim, “bizde ülke olarak TRT olarak bu yarışmaya ev sahipliği yapabilsek…”

Yarışmaya Katılım Projesinden Kim Sorumlu?

Tabii ki gönül bu yarışmanın ülkemizde düzenlenmesi ister ama bunun için bir kriter var. Yarışmada birinci olmamız lazım. Birinci olmamız içinde yarışmaya katılmamız lazım. Ama bu konu ile ilgili hiç kimse hiçbir şey yapmıyor. Bu görev aslında TRT’nin görevi. Yaklaşık bir sene önce değişen TRT yönetimi akademisyenlerin yoğun olduğu zengin bir yönetim kadrosu ile çalışmalara başladı. Genel müdürlüğe Prof. Dr. Zahid Sobacı , yönetim kurulu başkanlığına ise Prof. Dr. Ahmet Albayrak getirildi. Çok sağlam bir yönetim kurulu oluşturuldu. Bu yönetim kurulu özellikle TV mecrasına güzel yatırımlar yaptı. Başka güzel projelere de imza atıldı mesela daha iki gün önce TRT Fransızca açıldı. TRT https://www.trtfrancais.com/ üzerinden haber yayıncılığına başladı ki bu müthiş bir proje oldu.

Bunları izlerken düşündüm de TRT bir yandan Avrupa’nın önemli dillerinden Fransızca içerik üretmeye başlıyor ama diğer yandan da Avrupa’nın hatta dünyanın en büyük müzik – kültür festivali Eurovision Şarkı Yarışmasına katılmıyor. Hani şakayla karışık “bu ne perhiz ne lahana” derler ya. İşte böyle bir durumla karşı karşıyayız. Yüzbinlerce Eurovision fanı Türkiye’nin bu yarışmaya katılmaması nedeniyle mutsuz. Yarı finallerin yapıldığı akşam #Eurovision etiketi dünyada da Türkiye’de de Twitter’da TT oldu. Binlerce ileti yazıldı.

TRT Dış İşlerine Bir Proje Sundu mu?

İşte burada bunu sormak lazım. Acaba TRT’nin Müzik ve Radyo Dairesi başkanlığı yönetim kuruluna yarışma ile ilgili bir teklif veya proje götürdü mü? Ben size cevabını söyleyeyim HAYIR! Peki bu görev kimin görevi? Bizim değil, bizim görevimiz olsa sunardık ama bu görev TRT’nin. Ama ilgili daire başkanında tık yok.
Hemen sizi 1975 yılına götüreyim. 1975 yılında, o dönem genç ve girişimci bir prodüktör olan Bülent Özveren’in daire başkanına verdiği proje ile bu yarışmaya katılma kararı aldı Türkiye. Bunu biliyormuydunuz? Bakın 1975 yılının TRT’si daha cesur ve ülkenin içinde bulunduğu tüm ölümsüz koşullara meydan okurcasına yarışmaya katılmak için dönemin iktidar partisine öneride bulundu.

Yıl 2022 TRT aynı TRT ama müzik daire başkanı emeklilik yaşı geldiği için bırakın Eurovision için teklif sunmayı yarışmadan haberi bile yok. Peki hadi yarışmaya katılmakla ilgili genel müdürüne bir proje sunmadın. Peki binlerce insanın takip ettiği bir müzik yarışmasını TRT FM veya TRT’nin herhangi bir radyosundan yayınlamayı düşündün mü? HAYIR. Eeee peki baba sen iş yaparsın?

Eurovision’un Yayın Hakkı Sadece TRT’de

Bakın size kimsenin bilmediği bir şeyi anlatayım. Ben 2015 yılında, o dönem genel müdürlüğünü yaptığım medya işletmesinin radyo kanalından Eurovision Şarkı Yarışmasını canlı olarak yayınlamak için EBU’ya başvurdum. Yarışmayı radyo kanalından canlı yayınlamak istediğimi ilettim. EBU bana bundan çok memnun olacağını ama Eurovision Şarkı Yarışmasının radyo ve televizyon yayın haklarının her ülkenin kamu medyasında olduğunu, dolayısıyla Türkiye’de de sadece TRT’nin bu yarışmayı yayınlama hakkına sahip olduğunu iletti.
Üzüldük, güzel reyting kapacaktık. Biz özel sektörde çalışanlar böyle canla başla çalışıyoruz, biz ekmeğimizi taştan, sürüne sürüne çıkartıyoruz, ama kamuda aynı heyecan yok. Nasıl olsa paralar geliyor. Maaşlar “cash” her ay yatıyor hesaplara. Zamlar otomatik yapılıyor. Kim takar işi, yayını. Bakın Yunanistan neden battı biliyormusunuz? Batma nedenlerinden biri de buydu. Ülke üzerinde öylesine büyük bir kamu ödeme yükü vardı ki çuvalladı. Kamuya sırt yaslamak x10 sorumluluk ister.

İlgili Daire Başkanı Kimden Torpilli?

İşte burada ben hem TRT Genel müdürü Zahid Sobacı’ya hem de bu yarışmadan sorumlu daire başkanının genel müdür yardımcısı olan Hasan Öymez’e sormak istiyorum. Siz böyle bir çaba içinde olmayan bir daire başkanını neden görevde tutuyorsunuz? Bu görev ihmali değil mi? Cumhurbaşkanı kararnamesi ile yapılan yönetim kurulu atamasında yer alanlar neden TRT’nin müzik politikasına el atmıyor? Neden müziğin annesi ve babası konumunda olan radyolarına el atmıyor. Bu Eurovision Şarkı Yarışması ile ilgili bir proje yazılsa ve cumhurbaşkanına sunulmuyor? Neden bu konuda kör-sağır ve dilsiz oynanıyor? Aslında şöyle sorayım, daha iyi olacak. Eurovision Şarkı Yarışmasının ne olduğu biliniyor mu?

Şu an ülkede nasıl bir algı var biliyormusunuz? “Eurovision Şarkı Yarışmasına AK Parti katılmak istemiyor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan istemiyor” şeklinde bir algı var. Bu algının da tek sorumlusu TRT. Oysa ben kalıbımı basarım eğer TRT adam gibi bir proje hazırlayıp Erdoğan’ın kapısını çalsaydı , Erdoğan hemen o projeyi kabul eder Türkiye Eurovision Şarkı Yarışmasına dönerdi. Böyle olmazsa gelin dövün beni.
Ama kamu medyamız “ne gerek var canım” modunda. Bir proje hazırlamayı bile düşünmüyor. Radyo ve Müzik Dairesi başkanlığı ilgili genel müdür yardımcısının koruması altında. Ne Eurovision umurunda, ne müzik, ne de başka bir şey.

Türkiye’nin en büyük kanayan yarası kamu medyası. Çok büyük bütçeleri var. Makam arabaları, yüksek maaşlar artık aklınıza ne geliyorsa. Gözümüz yok daha da çok kazansınlar ama bize hizmet versinler.

Ne diyeyim…
Türkiye bir gün Eurovision Şarkı Yarışmasına katılır ve yine birinci olur.
Ay yıldızlı bayrağımız dalgalanır.
Yarışmaya ev sahipliği yaparız.
Z Kuşağının dilinden söyleyeyim “İnşallah boomerları emekli olur….!..”

Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu