MüzikMüzik HaberRöportajlarSanatçı Röportajı

Serkan Polat İlk Teklisi ‘Gecelerini Bana Yaz’ İle Geliyor

Barabar müzik projesinden tanıdığımız sevilen müzisyen Serkan Polat Müzik Onair’dan Sevtap Gül’e konuştu. Serkan Polat, yakında çıkarmayı planladığı yeni tekli projesi ‘Gecelerini Bana Yaz’ için geri sayımı başlattı. Sevilen müzisyen yeni teklisinden ve projelerinden bahsetti.

1-) Her şeyden önce müzikle ilk defa tanışmanızdan ve bugün kendi şarkınızı biz müzikseverlere sunuyor oluşunuzdan bahsedelim. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kimdir Serkan Polat?

Öncelikle bu benim ilk röportajım. Size ve Müzik Onair ailesine teşekkür ederim.

Aslında müzikle tanışmam çok geç ve tesadüfen oldu. Bir gün öğretmenlerden oluşan bir halk müziği korosu vardı. İçerisindeki eğitimcilerden birisini tanıyordum. Ben de provalarını izlemeye gittim. Aralarından birisi bana kenarda duran bendiri uzattı ve ‘’Hadi çal’’ dedi. ‘’Nasıl yani!’’ dedim. O da bana sadece ‘’Hadi…’’ dedi. Ben de başladım kendimce denemeye… İşte böyle tesadüfen başladığım müzik maceramda her gün merakla videolar izlemeye, müzisyenleri takip etmeye ve müzikten daha fazlasını istemeye başladım. Müzik hevesi insanda maymun iştahı yaratıyor. Bu da daha da haz veriyor. Sonu yok yani… Sonrasında Bülent Ortaçgil orkestrasından tanıdığımız perküsyon üstadı Birol Ağırbaş ile çalışma fırsatı buldum.

Aslen Erzincanlıyım. Bizim kültürde halk müziği çok sevilir. Mutfaktayken annemden çok dinlemişimdir türküleri. Kulak dolgunluğum da orada sanırım. Annem aynı zamanda Klasik Türk Müziği ve arabesk müziği de çok severdi. Benim okuma hevesim annem, okulum da o mutfaktı aslında. Repertuarımın çoğu annemden bana miras kaldı.

Kısaca Serkan; müziği çok seven, şimdilerde solistliğe adım atmaya çalışan ve bu yüzden iliklerine kadar heyecanlı biri…

2-) Belki çoğumuz sizi ilk defa ‘Barabar’ grubundan bir enstrüman sesi olarak işitti. Önümüzdeki günlerde ise güçlü bir vokal olarak işitecek. İlk defa sahneye çıkışınızdan, Taner Ölmez’in sahnede size mikrofonu uzatmasından ve perküsyondan vokalliğe uzanan süreci ve duygularınızı bizimle paylaşır mısınız?

 Beni Barabar projesine davet eden ekibin müzikal düzenlemelerini tasarlayan Fırat İkisivri ile 15 yıl kadar zamanla dostluğa dönüşen bir arkadaşlık geçmişimiz var. Daha öncesinde Mehmet Güreli ‘’Zamboni Sokağı’’ albümü ve sonrasındaki sahne performansında da birlikteydik. Biz eskiden piyasada Fırat’la çeşitli solistlere eşlik ederken, işlerin az olduğu günlerde çok sıkıldığımızda eğlenelim diye sahneye çıkar bir iki Bir şey söylerdim. Fırat’ın sonradan söylediğine göre o zamanlar kestirmiş beni gözüne.

Barabar ile ilk konserlerimizi yaptık ve hepimiz inanılmaz mutluyduk. Bir gün Fırat, Taner Ölmez ve Serkan Keskin ile toplantı halindeyken sahnede benim de bir şarkı söylememi teklif etmiş. Sonra provada ekiple de paylaştılar bu durumu. Barabar’da halk müziği melodilerini kullandığımız bir üslup vardı ve tüm ekip aslında ufak bir tedirginlik yaşadı. Repertuarda nasıl duracağı konusunda soru işaretleri vardı. Ama sonrasında Ersay Üner bestesi ‘’Söyleyin’’ i Özgür Taş davul, Serkan Keskin bas gitar, Fırat İkisivri akustik gitar ile bir trio şeklinde çalıştılar. Sonraki zamanlarda Taner de bize Perküsyon ile eşlik ederek katıldı.

Konser günü geldi çattı. Repertuarı yarıladık ve sıra bendeydi. Taner mikrofona yaklaştı ve işte ilk anonsuma başladı;

Taner: ‘Sizinle birisini tanıştıracağım. Aramızdan biri. Ekibimizin kadife seslisi… Serkan Polat…’’

Yüreğim ağzıma gelecekti. Ellerim titrer halde sahneye çıktım ve şarkı başladı… İntro girdi ve ben ‘’ Bu aralar çok yorgunum’’ dememle hiç beklemediğim kadar alkış yükseldi. Sonrasında çok hoşuma gitti ve duygulandım ama o an kalp krizi geçirmek üzereydim… Şarkı bitti ve ‘’Bir daha, bir daha…!’’ Sesleri yükseldi. Biz isteneceğini düşünmedik ve hazırlıksızdık. Sonrasında aynı şarkıyı tekrar söyledik seyirciyle hep beraber. Bu sefer onlara da parti bıraktım. Eee artık deneyimli bir vokalisttim. (Gülüyor)

Sonrasında kendimi canım dostum, şimdilerde prodüktörlüğümü üstlenen Fırat’a teslim ettim. Ve benim için albüm serüveni başladı…

‘Duygularımı Bugüne Saklamış Gibiyim…’

3-) ‘Gecelerini Bana Yaz’ adlı tekli albümünüz ile biz müzikseverlerle buluşacaksınız. Şarkının oluşum sürecini ve beklentilerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Gerçek yaşanmış bir hikâyeden esinlenerek betimlenmiş, sonu ayrılıkla biten bir aşk şarkısıdır ‘’Gecelerini Bana Yaz’’ …

Benimki de her aşık gibi bambaşka bir aşktı, yani böyle bir aşk yeryüzünde görülmemiştir, en azından benim için öyleydi. Şimdilerde yeni anlıyorum aslında bunun herkesin başına gelebileceğini ve ne kadar sıradan olduğunu. Fakat talihsiz bir biçimde aldatıldım. Başımdan geçen bu olaydan sonra çok acı çektiğim ve yakın arkadaşlarımın, kardeşlerimin de bu süreçte yanımda olup benimle birlikte acılarımı paylaştıkları uzunca bir dönem var. İşte o kardeşlerimden biri şarkıyı besteleyen Üner (Üner Demir) bir diğeri ise prodüktörüm Fırat (Fırat İkisivri). Hal böyle olunca bu tatsız olayın tüm tanıkları benim hikayemin yazarı, çizeri, kreatif ekibi oldu. Yani su aktı ve yolunu buldu.

Tüm bu olanlar aniden ve hızlıca gelişti. Aslında üzerimde bir ‘’ne oluyoruz yahu’’ şaşkınlığı da var, korkuyla karışık bir mutluluk da var. Sanki tüm duygularımı bugüne saklamış gibiyim.

Yıllardır içerisinde olmama rağmen stüdyo süresince inanılmaz heyecanlandım. Ama evimizde gibiydik. Bu süreçte en büyük konforumdur Mixhane. Bu nedenle sevgili Ertan Keser ve Mixhane ailesine bizi evimizde hissettirecek kadar rahat bir ortam sağladıkları için çok teşekkür ediyorum.

4-) Bu güzel şarkının bir o kadar da güzel bir klibe sahip olduğunu öğrendik. Çok değerli sinema ve televizyon sanatçılarıyla bir arada olmanın kamera karşısında size avantaj sağladığını düşünüyor musunuz? Bizimle klibinizin oluşum sürecini paylaşır mısınız?

 Şarkısının duygusuyla eşleşebilecek bir klip çekmek istedik. Aslında hikâye belliydi. Zaten çoktan yaşanmıştı… Biz de bunu egzajere etmeden işleyelim istedik. Biz 90’larda yaşamış çocuklarız. Şarkının müzikal düzenlemeleri de oraya yakın. Benim bu yaşanmış hikayem kâğıt üzerinde çok klişe duruyordu. Biz de kurguyla ve çekimler sırasında klişeyi modernleştirmeye çalıştık bir nevi…

Serkan Keskin ve Taner Ölmez’le daha doğrusu tiyatro sanatçılarıyla çalışmak insana bir vizyon katıyor evet. Hatta öyle ki Semaver ’de Serkan Keskin izlemek yeni rüyalara fikirlere gitmenizi sağlıyor ki aynı sahneyi paylaşmak ayrı bir keyif ve eğitici.

Bunun dışında klip çok fazla mekânda geçtiği için iki günde çekebildik. İkinci gün Mucize Doktor setiyle yan yanaydık. Taner de set arasında yanımıza uğradı. Birer çay içtik. Orada sağ olsun beni çok rahatlattı ve motive etti.

Klip çok sevdiğimiz Sinan Akdeniz süpervizörlüğüyle Mustafa Can Ceyhun yönetmenliğinde çekildi. Kurgusu Seyfettin Geçit masasından çıktı. Çok değerli set ekibiyle çalıştım. Kendimi çok şanslı hissediyorum.

Albüm kapağımızı ise Barabar’ın kapak çekimlerini emanet ettiğimiz değerli arkadaşımız Emre Göloğlu üstlendi …

5-) Belki henüz erken fakat insan merak ediyor. Bir sonraki albümü ya da single’ı ne zaman dinleyebileceğiz? Halihazırda çalışmalarınız devam ediyor mu?

Aslında biz ilk olarak 10 şarkıdan oluşan bir albüm yapma niyetindeydik. Üner’ den beklediğimiz beste o kadar etkiledi ki bizi. Hemen ‘’Gecelerini Bana Yaz’’ ı yayınlama kararı aldık.

Fırat’ın bir sene için tasarladığı ve müzikal tasarımları bitmiş stüdyoya girmeyi bekleyen 4 adet single çalışması var. İlk heyecanımızı paylaştıktan hemen sonra yeni şarkıların kayıtlarını da tamamlayacağız. Ama şimdilik bir süre ‘’Gecelerini Bana Yaz’’ …

Şarkımıza 4 Aralık’ta Apple Music, Spotify ve tüm dijital müzik mağazalarından dinleyebilir, klibimize ise Anonim Yapım YouTube sayfasından ulaşabilirsiniz.

Güzel sohbetiniz için teşekkür ederim. Yeni projelerde görüşmek üzere…

Röportaj: Sevtap Gül

 

Bu İçeriğe Emojiyle Tepki Ver!
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
Reklam

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Bu sitedeki haberleri okuyabilmeniz için reklam engelleyicinizi durdurmanız gerekmektedir. Size söz veriyoruz. Çok fazla reklam göstermeyeceğiz.