RöportajlarSanatçı RöportajıVitrin

Selçuk Balcı: Müziğin Haritası Yoktur, Duyguların Sınırları Olmaz

Selçuk Balcı, MüzikOnair’dan Alper Ergez’e verdiği röportajda müzik hayatına nasıl başladığı, bestelerini nasıl yaptığı ve başarısının sırları hakkında samimi açıklamalarda bulundu.

1. Merhaba Selçuk bey MüzikOnair’a hoş geldiniz öncelikle Karadeniz etnik müziğinin özgün ve kendisine has tarzıyla yorumlayan bir sanatçısı olarak bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Hoş bulduk, merhabalar. Çayeli’de doğdum. Müziğe ilgim çocukluk yaşlarımda babamın kasetlerini dinleyerek başladı. Daha sonra Ankara’ya taşındık. Okul harçlıklarını biriktirip kaset alan çocuklardık biz, kaset devrinin çocuklarıyız. Çocukluğumdan bugüne kadar hep müzik hayatımda hep yer etti. Şu an da müzik yolculuğumuz mola vermeden devam etmekte.

2. Profesyonel anlamda müzik hayatınız nasıl başladı?

Ankara’ya taşındıktan sonra yazları ailece Rize’ye gidip gelmeye devam ettik. Ankara’ya her dönüş yolunda içim buruk olurdu. Memleket özlemiyle birlikte Karadeniz türkülerine ve kemençeye ilgi duymaya başladım. Kemençe çalmayı öğrenmeye karar verdiğimde 2002 – 2003 yıllarıydı, o zamanlar internet çok yaygın değil, şimdiki imkânlar yok. Youtube gibi video paylaşım siteleri, eğitim videoları yok. Yöresel Karadeniz müzik kasetlerini dinleye dinleye kemençe çalmayı kulaktan öğrendim. Sonrasında Ankara’da çeşitli yöresel restoranlarda amatör canlı müzik yapmaya başladım. Karadeniz sanatçılarının orkestrasında çalmaya başladım derken beste yapacak olgunluğa eriştiğime karar verdiğimde bestelerimi sosyal medyadan dinleyicilerin beğenisine sundum. Tepkiler olumlu olunca da 2011 yılında Patika albümüyle profesyonel müzik hayatıma adım atmış oldum.

3. Bestelerinizi nasıl yapıyorsunuz?

Bestelerimi yaparken en büyük ilham kaynağım doğa. Karadeniz’de bir köy evinde, belki bir dağ kulübesinde, bir yağmur sesinde, şehrin gürültüsünden uzak huzurlu bir ortamda yaptığım besteler daha bir içime siniyor. Geleneksel Karadeniz müziğine baktığınızda da türkülerin hemen hepsinde doğadan bahsediliyor. Karadeniz’in doğasıyla türküleri iç içe geçmiş durumda.

4. Şimdilerde daha önce Gülden Karaböcek’in sesinden dinlediğimiz “Kırılsın Ellerim” şarkısıyla müzikseverlerle buluştunuz.Öncelikle bu şarkıyı okumaya nasıl karar verdiniz?

Kemençeyi çalmaya başladığım ilk yıllardan bugüne kadar kendi tarzımı oluşturmaya çalışırken aynı zamanda hep düşündüğüm şey “acaba bu enstrümanla yöresel müzik dışında farklı tarzlar da icra edilemez mi, kemençe neden kıyı şeridine sıkışıp kalsın” Bu düşünceyle 2009 yılında bir arabesk şarkı olan “ayrılamam” adlı eseri amatör olarak icra edip sosyal medyada paylaştığımızda çok olumlu tepkiler almıştık. O zamanlar arabesk cover diye bir şey yoktu. O yıllarda henüz profesyonel müzik hayatıma adım atmadığım için önce kendi tarzımla bilinmek istedim ve şarkıyı bir kenarda beklettim. 2017 yılında profesyonel olarak yeni düzenlemelerle Ayrılamam’ı yayınladık ve çok beğeni aldı. Kırılsın Ellerim adlı şarkıyı da tavsiye eden dinleyicilerimiz oldu. Bu önerileri dikkate alıp aranjörümle de fikir alışverişinde bulunduğumuzda güzel olacağına karar verdik ve yaptık.

5. “Kırılsın Ellerim” şarkınızda kimlerle çalıştınız. Şu ana kadar gelen yorumlardan memnun musunuz?

Kırılsın Ellerim’in kemençe icrası bana aittir. Yine birçok değerli müzisyen arkadaşım enstrümanlarıyla katkıda bulundular. Aranjörümüz Zafer Karayazgan’la çalıştık. Klip çekimlerinde yönetmenimizin büyük emekleri oldu. El birliğiyle ortaya güzel bir çalışma koyduğumuza inanıyorum. Şu ana kadar gelen yorumlardan memnunum. Eserin güzelliğine diyecek yok. Usta söz yazarı ve bestekârların elinden çıkmış, kendini kanıtlamış klasikleşmiş bir eser. Biz de kendi yorumumuzu katalım dedik, fena da olmadığına inanıyorum, gelen tepkiler olumlu yönde.

6. Popüler müziğin dışında bir müzik yaparak kısa sürede adınızdan söz ettirdiniz yoğun İlgi odağı haline geldiniz.Böyle bir başarı tahmin ediyor muydunuz? Neye borçlusunuz?

Müzik hayatıma başladığımda hiç hedefim olmadı. On yıl sonra kendimi görmek istediğim bir yer olmadı. Ben içimden geleni içimden geldiği gibi yaptım. Mutlu olduğum işi yaptım. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Müziği önce kendi mutluluğum için yaptım daha sonra bu mutluluğu insanlarla da paylaşmak istedim. Sağolsunlar insanlar kayıtsız kalmadılar, beğenip değer verdiler. Paylaştıkça çoğaldık.

7. İki enstrüman kullandığınızı biliyoruz. Bağlama ve Kemençe. Bu iki enstrüman dışında kullandığınız başka enstrümanlar var mı? Ayrıca bağlama ve kemençe sizin için ne ifade ediyor?

Bağlama çalmayı dayım öğretmişti bana. O zamanlar henüz dokuz yaşındaydım. Babam türkü sevdalısıydı. Çocukluğum babamın türkü kasetlerini dinlemekle geçti. O yüzden bağlamaya karşı hep bir ilgim vardı. Ankara’ya taşındığımızda yöreme olan özlemle birlikte Karadeniz yöresi türküleri ve enstrümanlarına da ilgi duymaya başladım. Bağlama ve kemençenin bende yeri ayrıdır o sebeple. Bu iki enstrüman dışında profesyonel olarak çaldığım bir enstrüman yok ama hemen hepsine aşinalığım var. İlk defa elime aldığım bir enstrümanı bile az çok çalabiliyorum.

8. Konserleriniz dolayısıyla pek çok yer gördünüz, doğasıyla ve insanıyla tanıştınız. Çok sayıda hayranınız oldu. Peki gösterdikleri yoğun ilgi sizi sıkıyor mu? Ayrıca henüz daha görmediğiniz hangi coğrafyaya seyahat etmek ya da konser vermek istersiniz?

İnsanların ilgisi beni sıkmıyor aksine mutlu ediyor. En mutlu olduğum an konserlerde şarkılarımızı hep bir ağızdan söylediğimiz andır. Dünyanın hangi yeri olursa olsun, yeni yerler keşfetmek, yeni insanlar tanımak, müziğimi başka başka yüreklere taşımak isterim. Müziğin haritası yoktur, duyguların sınırları olmaz.

9. Selçuk Balcıyı ilerleyen zamanlarda bir dizi ya da bir filmde görebilecek miyiz? Ya da tv programı yapmayı düşünüyor musunuz?

Daha önceleri dizi ve filmlerde kendimi oynadığım ufak tefek rollerim olmuştu. Dizi, film oyunculuğu ya da TV programı için teklif gelirse değerlendiririm. Neden olmasın.

10. Kariyerinizde kendinize belirlediğiniz bir hedefiniz, hayaliniz var mı?

Belki bir gün dünyanın en ünlü meydanlarından canlı konserlerle tüm dünyaya sesimi duyurmak, ülkemin, yöremin müziğini tanıtmak. Müziğin sınırları yoktur, bu dünyaya da sığmaz.

11. Son olarak MüzikOnair okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz?

MüzikOnair ekibine ve okuyucularına teşekkür ediyorum. Sevgiyle, dostlukla, barışla kalın. Müzikle kalın.

Röportaj: Alper ERGEZ – MüzikOnair 

Reklam

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı.

Bu sitedeki haberleri okuyabilmeniz için reklam engelleyicinizi durdurmanız gerekmektedir. Size söz veriyoruz. Çok fazla reklam göstermeyeceğiz.